RSS

Fethiye Yolcusuyuz

Yarın bu saatlerde Fethiye'ye uçmak için havaalanında olacağız. Seninle arabada ancak 1 saat yolculuk yapabiliyoruz. İstanbul'a ya da Sakarya'ya kadar hiç sesin çıkmıyor. Süre doldu der gibi bir süre sonra emniyet kemerini açmaya çalışıyorsun. Bu nedenle araba ile gitmeyi hiç düşünmedik bu yıl.

Umarım geçen yılki gibi güzel bir tatil yapabiliriz bu yıl da. Gerçi Sevinç Teyzenler yok, Elif yok. Onlarla çok güzel bir tatil yaşamıştık. Malesef bu yıl izinleri bize denk gelmedi, birlikte olamadık. Çok arayacağız onları çok...

Hazırlıklara haftasonundan beri başladım. Hiçbirşeyi giymek istemediğin için deniz yeleğinle bol bol deneme yapıp alışmanı sağladık. Aklıma gelenleri not alıyorum ya da hemen komidinin üzerine koyuyorum. Liste yapıyorum her yıl kullanmak üzere, var mı arttıran önerilerinizi bekliyorum.
Beslenme:
Biberon
Su Bardağı
Toz Mama
Tek İçimlik Süt(200ml)
Temizlik İçin Elektronik Cezve
Biberon Fırçası
Organik Temizlik Sabunu
Kaşık, çatal (odada lazım olacak)
Deniz:
Coppertone 50 Faktör Güneş Kremi
Sebamed Bakım Kremi (Güneş Sonrası Nemlendirici)
Bephanten Merhem
Uzun Kollu beyaz t-shirtler
Şapka
Huggies Bez Mayo
Mayo
Şişme Yelek
Havlu-Bornoz
Kove Kürek Seti
Su Oyuncakların
Banyo-Bakım:
Şampuan
Sabun
Havlu
Tırnak Makası
İlaç:
Silverdin (Yanık Kremi)
Tonimer baby
Calpol (Ağrı Kesici)
Cetryn (Alerji Şurubu)
Uyku:
Klima olduğu için,
Uzun kollu bodyler
Uzun eşofman altı
Çorap
İnce Battaniye
Yastık
Uçakta Yanımızda Olcak Çantada;
Kalkış sırasında içmen için su, meyve suyu, pipetli süt
Ev yapımı tuzlu çubuklar
Bez-Pudra Islak Mendil
Kitap-Oyuncak
Emzik-Uyku Arkadaşın Köpük :)
Uyku Tülbentin
Bir kat kıyafet
Serin akşamlar olabilir diyerek bir de kapşonlu ince hırka alınabilir.
Her daim, ıslak mendil ve fotoğraf makinası (şarj aleti/pil unutmayalım)

Anneannedeydik...11 temmuz 2009

Çoook sıcak bir gündü..Baban çalıştığı için arabasız gittik Adapazarı'na..O sıcakta klimasız bir araçta ... Kısacası zor bir yoldu..Neyse deden aldı bizi terminalden..Sen tüm yol boyunca uyduğun için bana yük olmadın her zamanki gibi. Eve varır varmaz terasa attık kendimizi o sıcaklıkta orası nasıl püfür püfürdü hayret..Kendimize geldik..Ömerle yine eğlendin, sana bisikletini salıncağını sorunsuzca verdi, eski yaramazlıkları yok . Büyüdü artık:)

Ev öyle kalabalıktı ki, güzelce oyalanacağını düşünüp biraz çarşıya gittim, bir kaç kez annee deyip içerde beni aramışsın. Sonra oyununa devam etmişsin. Akşam baban geldi, bizi aldı. Yolda güzelce uyudun.

İşte o günden kareler...

Elif Teyzlerdeydik...10 Temmuz

Elif Teyzeler bizi biz Elif Teyzeleri çok sevdik. Her gün bizi davet ediyorlar, sana çok alıştılar sen de onlara..Özellikle de Hera'ya..Babanın dersi olduğu günler bizim de babanla siteye gelmemizi öyle içtenlikle istiyorlardı ki biz de onları çok sevdiğimizden cuma günü yine oradaydık. Bu kez Tunçkan Amcanın ailesinin(Nevin Teyzelere) evine gittik. Elif Teyzelerden biraz daha yukarıda, Derbent'te..Kocaman bir bahçesi var, bahçe denemez yani o kadar büyük...Bir de Hera'nın havuzu vardı:)) Evet Hera'nın:) O yüzdü sen güldün ve atlamaman için zor tuttuk seni..

Havuzdan sonra eve çıktığımızda evin büyüyen torunlarından kalan oyuncaklarla oynadın, sen rahat biz rahat:) Kocaman kamyonun içinde gezdirdi seni Mukaddes. Mukaddes ablan Nevin Teyze'nin yardımcısı. Ama Hera sizin bu samimiyetinizi kıskandı ve Mukaddese bir üsre kızdı, havladı. Sen de epey korktun. Çünkü Hera sürekli senin yanındaydı, havlarken de kulağının hemen yanındaydı..Neyse ki korkun kısa sürdü..Hala evden çıkarken "Heyaa" deyip onu göremeyince mız mızlanıyorsun. Demek ki korkular kısa süreli oluyormuş :)



Hera ile 2. Buluşma

Geçen hafta pazar günü Elif Teyze ve Tunçkan Amca bizi evlerine davet ettiler. Balkondaki şişme havuzda çok yorulmuş olacaksın ki, öğlen uykun sırasında gök yarıldı neredeyse ama sen mışıl mışıl uyumaya devam ettin. Uyandığında Hera'ya gideceğimizi söylediğimde hemen hav hav demeye başladın. Unutmamışsın Hera'yı :)

Elif Teyzenler de yine çok güzel zaman geçirdik, biz yine bol bol bebek ve hamilelik üzerine konuşurken Tunçakn Amca ve baban ellerindeki puzzle ile eğlendiler. Daha çok baban uğraştı, ve pek de eğlenmedi aslında :)))

Havuz başında yemek yerken beni çok yorduğunu da söylemeden geçemeyeceğim, havuza atlamak için neler yaptın neler:)) Seni limon ile kandırmaya çalıştık. Bir süre emdiğin limon ile yüzünün aldığı şekil bizi gülmekten kırdı geçirdi:)


Yemekten sonra bahçeye Derin adlı çok şeker bir kız çocuğu geldi. 15 aylık tombik bir kız. Eliflerin komşusu. Kendinizce iletişim kurdunuz ama biraz çılgın bir kız olduğundan sanırım seni hiç açmadı :))
Hera ile yine çok eğlendin.İlk karşılaşmada yine biraz gerildin, sonra otur, gel demeye başladın. Ona emir veren halin çok komik ve şekerdi:)

O gün fotoğraf makinam yanımda değildi, fotolar Elif Teyzenin makinasından elime dün ulaştı. O nedenle 5 temmuz maceramızı yeni yayınlayabiliyorum. Bu arada yarın da görüşeceğiz Elif teyzelerle. Bu kez Elif teyzele de bir foto çekmeyi umarım unutmam :)

Havuz Keyfimiz ve Crocs'larımız

Hemen her gün havuzunda keyif yapıyorsun. 40 dakika ile 1 saat arasında zaman geçiriyorsun. İçinde su kalmıyor çıktığında..Çırpına çırpına tüm su dökülüyor balkona. Tatil için bu sene Fethiye Ölüdeniz'i tercih ettik. Deniz'i çocuklar için çok uygunmuş diye..Bakalım denizde ne yapacaksın?


Sonunda yeni sandaletlerine kavuştun. 2 ay önceki sandalet deneyiminden sonra epey bir süre spor ayakkabılarınla idare ettin. Outlet Center'daki Yeşil'den numarasını bulduğumuz Crocs'ları denedik. 21-22 numara ayağına olunca, yürürken de çok rahat ettiğini görünce hemen almaya karar verdik. Ama orda sadece turuncu rengi vardı. Ben de İzmit'te bulamadığım ürünler için tercih ettiğim bebeshop mağazasından turkuaz rengini sipariş verdim. 30 saat gibi kısa bir sürede elimize ulaştı sandaletlerin, teki 150 gram ağırlığında ve yumuşacık olan bu sandaletlerinden memnun kalırız umarım.

Anne İle Aşk Tazeleme Zamanı

Evet 1 temmuzdan beri evdeyim. Resmen aşk tazeliyoruz. Annee deyip bir sarılman var ki eriyorumm, her seferinde gözlerim doluyor. Alışacağım sanırım zamanlar..Neler yapmadık ki bir haftadır:
Anneanne, dede, teyze ve dayıyı gördük geçen hafta. Önce 2 mayısta bel fıtığı ameliyatı olan ablacığımı (Handan Teyzeni) görmeye gittik. Kuzen Kerem seni çok seviyor, çok uslu olduğun için tüm oyuncaklarını sana veriyor. Normalde eve gelen çocuklardan saklar da:)
Oradan Handan Teyzeni de alıp anneanneye geçtik. Yemek yedik, senin çok uykun gelmişti. Salıncakta uyursun diye bekledik ama uyumadın. Ömer tam bir zıpır çerez olmuş, her hali ayrı şekerdi. Bu favori pozisyonu bu arada :)Salıncağın altında güneşleniyormuş(!) :))
Sonra biraz alış veriş yapmak için merkeze gittik. Bir baktık sen arabada uyumuşsun. Babanla rahatça alış veriş yaptık.
Ertesi gün Elif'lere gittik. Hava yağmurluydu ama sen suyun her haline bayıldığın için keyfine diyecek yoktu. Yağmurda yürüdün zor aldık ağaç altına seni:)

Sonra Elif'in bisikletine bir bindin pir bindin:) Neyseki yedek araba devreye girince gerilim olmadı :)

Baba olmanın dayanılmaz hafifliğinin en büyük kanıtı:))) Anneler kuzuların başında babalar keyifte. Hey yavrum, bu dünyada baba olmak varmış! Yok şaka bir yana ben halimden ççoookk memnunummmm..İyi ki anneyimm..İyi ki Tunişimin annesiyimm:))

Tuna 1,5 Yaşında

Bugün 8 temmuz. Sen tam 18 aylık oldun küçük adamım :) Benim dışımda seni gören herkes de küçük adam diyor sana..Evet bu küçük adam neler yapıyor bir bakalım:

18. ayını doldurmanın şerefine bazı ilklerle başlayalım:
1. Artık çok net anne diyorsun. Bana göre geciken, kaynaklara göre 2 yaşına kadar söylenebilen ANNE sözcüğümüzü çok net söylüyorsun. Evde olduğum için ve baban çalıştığı için ağzından hiç düşmüyor. Ben de pelte gibi oluyorum her seferinde :))

Hafta sonu İstanbul'daydık. Bülent Amcanlara gittik. Amcanın verdiği arabayı koltuğun altına kaçırdığında amcanı çağır dedik. Sen de koşa koşa içeri gittin ve "Amvaaa" dedin. Herkes şokta tabi..Sonra da babaannenden istedin arabayı. Yine çok net söyledin "Babaanneee" Hazır açılmışken seni bırakmadık bir de Hera patlattın: Heeaaa diye..Gülü güle bir hal olduk o akşam:))

2. Tuvalet eğitimimiz başladı. Oturağın uzun zamandır evimizin ceşitli yerlerini geziyordu, pek oturmak istemiyordun. 1-2 kez oturdun bezinle. Çiş dedin. Sonra klozete giderek çiş demeye başladın. Vee dün ilk kez bezsiz oturduğun klozeti çişinle onurlandırdın. Tabi bir şamata bir kutlama oldu ki tuvalette komşular şaşırmışlardır eminim:))

3. Çatal ve kaşığı kullanmak konusundaki ısrarın hala devam ediyor. Çorbalar yoğurtlar halılar tarafından yeniyor bu durumda ama böyle böyle öğreneceksin.

4. Kelime hazinenin yansıttığından çok daha fazla olduğuna eminim. Az sözcüğü tekrarlıyorsun ama bazen beni taklit edip tekrar ettiğin sözüklerin netliği ve doğruluğu doğru mu duyduk diye bizi hayrete düşürüyor. Müthiş bir gözlem becerin var. Herşeyi anından kaydedip istediğinde ve gerektiğinde kullanıyorsun. Özellikle bizim yaptığımız şeyleri günlük rutinine yerleştirdin. Altın değiştikten sonra koşarak poşet alıp bezini içine atman, sonra onu bağlar gibi yapıp kapının kenarına koyman gibi. Bir de dışarı çıktığımız andan babanın elinden arabanın anahtarını alıp arabayı açman, eve girdiğimizde de kapıya anahtarı takıp kilitlemen gibi. Artık kapıları da açabiliyorsun. Bu nedenle dış kapıyı kilitleyip anahtarı çıkarmak zorunda kalıyoruz artık.

5. Geçen aylarda evde olmadığım için sık sık yaptığın elimi tutup beni çekmen oda oda gezdirmen arık kalmadı. Nasıl olsa annem yanımda diye mi düşünüyorsun bilmiyorum ama çok daha rahat olduğun her halinden belli:)