RSS

Sporcu Tuna

video

Masayı ters çevirip spor aleti üreten yaratıcı oğlum, bir yandan spor yapıyor. Bir yandan da hala unutamadığı okulunu ve öğretmenini anlatıyor:)))

Çocuklar Ayna Misalidir...Ne Yaparsak Onu Görürüz...

Cumartesi akşamı aramızda geçen dialog çok düşündürdü beni, sünger gibisiniz, ne yapsak ne desek, anında görüntü!

Nezleni burun spreyi ile epey bir hafiflettik. Ama 1. haftayı devirince toparlanma süreci için şuruba başladık.

Cumartesi akşamı elimde kaşık, şurup içirecektim sana. Hiç yapmadığın birşey yaptın, elime vurdun ve şurup dört bir yana sıçradı. Yeni temizlik yapılmış, misafir bekleyen bir ev için üzülmez mi insan! Üzüldüm ben de hem de çok şaşırdım bu hareketine ve çok kırgın bir ses tonu ile;

-Offf Tuna, ne yaptın oğlum, nasıl temizlerim ben şimdi bunca yeri!
- Sen de tık yok!
- Elif'ler gelecek, ama yerler, bilgisayar, halı şurup içinde.
- Sen de hala tık yok!
- Çok üzüldüm çoook, annenin eline vurulur mu?
- Anne üzülme:(
- Çok üzüldüm Tuna, sen hiç böyle yapmazdın!
- Anne ağlama:( (Titrek bir ses tonu ile)
- Ağlamıyorum ama her an ağlayabilirim! (Bir yandan yeri siliyorum.)
- Anne süppen(lütfen) ağlama:( (Ses iyice titriyor)

Yanıma yaklaştın, sarıldın sıkıca ve elinle omuzuma usulca pıt pıt yaparak:

- Annejim, ağlama, üzülme, korkma, ben yanındayım, süppen korkma!


Daha kızıp üzülebilir miydiniz bu cümlenin ardından:))))

Eyvahhh!

Bilmediğim bir konu değildi ama TV'den nasıl kopartacağız bu çocukları bilmem:(


http://www.bebek.com/bebek-geldi-bebek-kanallari-ve-dvdler-bebegimi-zekilestirir-mi-cnt2-4-1-6072.html

Sen İyileştin, Baban Kötü!

Nezlen çok inatçı çıktı, bir türlü tam olarak kesilmedi ama şimdi daha iyisin. Hala keyfin de iştahın da iyi.

Bu kez baban kötü. Cuma akşamı futbol maçında ayak bileğine aldığı darbe ile bileği şişmişti. Cumartesi günü Polonezköy'de yürüyüş yapabileceğini iddia edince, KASta ÖDEM oluşmuş.

Şimdi 3 günlük raporla evde yatıyor, hem de hiç yürümemesi lazım.

Hadi bakalım, sağlık olsun, sağlıksız günler hepimizden uzak olsun!

Nezleyiz, Hem de Feci Halde!

Geçen hafta çarşambadan beri burnun çeşme misali. Sürekli sprey ile boşaltıyoruz ama devam ediyor akıntı. Öksürük yoktu diye sevinirken kuru bir öksürük başladı dün gece. Ama keyfin de iştahın da iyi.

O kadar keyiflisin ki, sabah 4.30'da gülücüklerle uyandın ve beni ilk kez sen uğurladın okula. Hem de el sallayarak keyifle:)

Akan çümüklerle huysuzluğun da gitti galiba:) Ne güzel!

Yebyebim Yede?

Şu sıralar en büyü keyfin leblebi yemek, yerken de TV izlemek. İnadın burda da devam ediyor. Oğlum yatarak yersen boğulursun dediğimde cevabın şu:
"Boğulcam işteee!"

Ahh ahh, oğlaklığından mı yaşından mı bilemiyourm. Tez zamanda uçsun gitsin şu inadın...

Jandarıyorum! & Yallahmıcammm!!

Bu kadar olur!!!
"Ağzınızdan çıkan her sözcük itina ile olumsuza çevriilir" yazılı bir t-shirt hazırlatacağım sana.

Neden mi?
Örnek 1:
Arabadayız, eve dönüyoruz. Sen çok sinirlisin. Herşeye kızıyorsun. Ben de her gördüğümü sana gösteriyorum.
Ben: Aaaa Tuna bak, Jandarma!
Sen: (Bağırarak) CAndarıyorummmmm!
Baban ve ben kopuyoruz bu arada gülmekten. Sen buna da kızıp tekrar ediyorsun

CAndarıyorummmmm!

Örnek 2:
Babanla bir güzel güreştiniz.
Baban: "Hadi bakalım, bu kadar, baba yoruldu."
Sen: Babab, bi dahaaa...
Baban: Yoruldum oğlum, yallah odana yallaaaaahhh!
Sen: Yallahmıcammmmmm (kızarak ve yüksek sesle)

E, pes yani oğlum, daha neleri çevireceksin, bu dil daha ne kadar sürecek çok merak ediyorum:)

2. Oyun Grubu Maceramız

Geçen hafta olduğu gibi bugün de Elif& Sevinç Teyzen ile birlikte Düş Bahçesi'nin oyun grubuna gittik. Bu hafta baban da geldi bizimle. Bir baktık ki, başka babalar ve başka çocuklar da var. Çok kalabalıktık. Ama senin keyfin yoktu yine. Acaba tek olmaya ya da en fazla 2-3 çocuk olmaya alıştın, ondan mı böyle oldu acaba diye düşünürken ritm odasında açıldın dans ettin, bol bol davul çaldın:)

Parmak boyası ve oyun hamuru etkinliğinden sonra kaydırak, top havuzu ve diğer oyuncaklarla oynadınız.Her yerde Pına öğretmen hep yanındaydı. Hafta içi gittiğin alıştırma turlarında seninle tanışmış ve seni çok sevmiş. Seni hiç yalnız bırakmadı bugün de .

Ardından oyun odası ve son!
Ancak özellikle parmak boyası etkinliğinde annesinin kucağından inmeyen ve çenesi titreyerek ağlayan, hiç susmayan Mert'ten çok etkildendin. Yüzün asıldı, kaşların çatıldı ve işin kötüsü bu tavrın o güne yayıldı.

Ben o kadar ağlarken seni tutar mıydım orda? Düşündüm bir an. Asla! Hem Mert için hem de sizin için iyi bir tecrübe olmadı o dakikalar.

Üstüne bir de Mert oyun odasında seni ittirdi, ardından da montunu giyerken durduk yere sana vurunca tatsız ayrıldık okuldan.

Eve geldiğinde uykudan önce hep Mert'i anlattın. "Küçük eve girdim, çocuk meni çekti dışarı attı, kapıyı kapattı, men ağladım!"

Neyse, böyle böyle büyüyceksin ama benim içim kaldırmıyor bu gelişmeleri :(

Sessiz sakin olmanı severdim ama nasıl kendini savunur hale geleceksin çok merak ediyorum!

Fotoğraflar Nerde?

Uzun zamandır yazzıyorum ama fotoğraf ekleyemiyordum. Çılgın Tuna'yı giydirmek bile bir savaşken fotoğraf makinasını almak ne haddime değil mi ama:) !

Canım arkadaşım Sevinç'in oyun grubu fotoğraflarını bana iletmesi ile bloga azıcık renk katayım dedim ve hemen ekledim fotoları:)

TIKKKK!