RSS

Tuna 1,5 Yaşında

Bugün 8 temmuz. Sen tam 18 aylık oldun küçük adamım :) Benim dışımda seni gören herkes de küçük adam diyor sana..Evet bu küçük adam neler yapıyor bir bakalım:

18. ayını doldurmanın şerefine bazı ilklerle başlayalım:
1. Artık çok net anne diyorsun. Bana göre geciken, kaynaklara göre 2 yaşına kadar söylenebilen ANNE sözcüğümüzü çok net söylüyorsun. Evde olduğum için ve baban çalıştığı için ağzından hiç düşmüyor. Ben de pelte gibi oluyorum her seferinde :))

Hafta sonu İstanbul'daydık. Bülent Amcanlara gittik. Amcanın verdiği arabayı koltuğun altına kaçırdığında amcanı çağır dedik. Sen de koşa koşa içeri gittin ve "Amvaaa" dedin. Herkes şokta tabi..Sonra da babaannenden istedin arabayı. Yine çok net söyledin "Babaanneee" Hazır açılmışken seni bırakmadık bir de Hera patlattın: Heeaaa diye..Gülü güle bir hal olduk o akşam:))

2. Tuvalet eğitimimiz başladı. Oturağın uzun zamandır evimizin ceşitli yerlerini geziyordu, pek oturmak istemiyordun. 1-2 kez oturdun bezinle. Çiş dedin. Sonra klozete giderek çiş demeye başladın. Vee dün ilk kez bezsiz oturduğun klozeti çişinle onurlandırdın. Tabi bir şamata bir kutlama oldu ki tuvalette komşular şaşırmışlardır eminim:))

3. Çatal ve kaşığı kullanmak konusundaki ısrarın hala devam ediyor. Çorbalar yoğurtlar halılar tarafından yeniyor bu durumda ama böyle böyle öğreneceksin.

4. Kelime hazinenin yansıttığından çok daha fazla olduğuna eminim. Az sözcüğü tekrarlıyorsun ama bazen beni taklit edip tekrar ettiğin sözüklerin netliği ve doğruluğu doğru mu duyduk diye bizi hayrete düşürüyor. Müthiş bir gözlem becerin var. Herşeyi anından kaydedip istediğinde ve gerektiğinde kullanıyorsun. Özellikle bizim yaptığımız şeyleri günlük rutinine yerleştirdin. Altın değiştikten sonra koşarak poşet alıp bezini içine atman, sonra onu bağlar gibi yapıp kapının kenarına koyman gibi. Bir de dışarı çıktığımız andan babanın elinden arabanın anahtarını alıp arabayı açman, eve girdiğimizde de kapıya anahtarı takıp kilitlemen gibi. Artık kapıları da açabiliyorsun. Bu nedenle dış kapıyı kilitleyip anahtarı çıkarmak zorunda kalıyoruz artık.

5. Geçen aylarda evde olmadığım için sık sık yaptığın elimi tutup beni çekmen oda oda gezdirmen arık kalmadı. Nasıl olsa annem yanımda diye mi düşünüyorsun bilmiyorum ama çok daha rahat olduğun her halinden belli:)

Canım Babam..Ve Hoşgeldin Kardeşim...


"Babam babam, canım babamm"der gibiydin bu sabah...Yatak keyfimizde hep babana sarıldın onu öpücüklere boğdun...Laptobunu gösterip babaaa derken, t-shirt ünü babana getirip "gey" derken babanın yüzünde güler açtı. Bu 2. babalar gününde geçen senki fotğrafına bakıp ne kadar büyüdüğünü konuştuk babanla...
Ve...Artık abi olma zamanı geldi. Bu kadar ara yeter değil mi? Benim oğlum büyüdü, artık abi olabilir. Bu haberi 2 yıl önce babalar gününde paylaşmıştık ailemizle...Şimdi yine bir babalar gününde deden ve babaannen bir kez daha torunları olacağını duydular. Bu güzel haber tabi ki bizden değil:))

Pelin yengen hamile:) Bülent Amcan amcalıktan babalığa terfi ediyor. Yani senin gibi bir ocak bebeği olacak kardeşin:))) :Çok mutlu oldum, haberi alınca gözlerim doldu..Bir kadının hayatındaki en güzel süreç bence bebeği ile iç içe geçirdiği o 9 ay..Pelin'e ve pirinç tanesine bol sağlıklı güzel bir 9 ay diliyorum:) Hoşgeldin minik yolcu, sağlıkla gel aramıza...

Hoşgeldin Diloş Teyzem


Diloş Teyzenle 1,5 sene sonra tanışmak kısmet oldu. Benim ortaokuldan beri görüştüğüm canım dostum, bir türlü seni görmeye gelememişti. Bu konuda ona zaman zaman çok kırılıp kızsam da, ona sevgim hep ağır bastı. İşte beklenen gün. Bir görüşme için İzmit'e gelen Diloş Teyzemiz bize de uğradı ve seni en sonunda gördü. Ama kalmadan hemen o akşam üstü kaçtı:(

Bu kısacık zamanda çekilebildiğimiz fotoları hemen koyuyorum. Sen o kadar sıcaktın ki ona karşı çok şaşırdık. Hemen gülücerdin, hemen yanına gittin. Anladın ne kadar iyi biri olduğunu, hemen sokulverdin:) Keşke daha fazla zaman geçirebilseydiniz. Bakalım bir daha ne zaman görüşebileceksiniz.

Sarımeşe Maceramız..(2 hafta önce)

İki hafta önce Sarımeşede'ydik. Senin için çok eğlenceli, baban ve benim için çok zor bir gündü. Havuz doluydu ve senin en sevdiğin şey (su) oradayken bize rahat yoktu. Her saniye içine girmek için çabaladın durdun. Elinde hortum, etrafı suladın, çapa yaptın daha neler neler...Eve gittiğimizde güzel bir banyo yaptık ve mışıl mışıl uyuduk. Bahçe işleri bizi çok yordu :)

Bisikletin...


Çoook oldu babaannen ve deden bu bisikleti sana alalı. Ama bir türlü fotoğraflayamadım seni bisikletin ile..Aslında yeni yeni ilgi gösteriyorsun. Sürekli üzerine çıkıp iniyorsun. Atraksiyonlar yapıp beni heyecandan öldürüyorsun :) Tamam bu kez kesin düştü diyorum bir bakıyorum ne yapıp edip düşmemeyi başarmışsın. Ohh çekiyorum en derininden:)

Karne Heyecanı

Hem ben de hem de öğrencilerimde karne heyecanı vardı bugün. Onları ilk sınıflarından mezun etmenin heyecanı dışında seninle daha çok zaman geçireceğimi düşündükçe çok mutlu oluyorum. Aslında 1 temmuza kadar okulda olacağım ve bir çok iş var. Ama masa başı işler çok yorucu olmadığı için sana daha fazla enerji ile dönebileceğimden dolayı kendimi iyi hissediyorum.

Bugün bıdıklarım da çok heyecanlıydı. İlk deneyimleri sona erdi, yaz tatili onlar için daha bir heyecanlı olacak. Hepsi seni tekrar getirmemi istedi bugün ama bu telaşın içinde olamazdın, getiremezdim seni.

Minişlerime çook güzel bir tatil diliyorum:)

TunaOkullu Oldu :)



Bugün seni okuluma götürdüm. Dün planlamıştım, bunun için erken uyanman gerekiyordu. Sen de 6'da uyandın aslında biraz pış pışlasam uyuyacaktın ama :) Ben seni götürmeye kararlıydım. Gözlerini zor açtın, sonra epey açıldın. Tam çıkar ayak kötü kokular yaydın, servise geç kalmadan altını değiştirip çıkabildik neyse ki:)

Aman allahım o da ne!! Servise biner binmez ortamı yadırgadın ve çok içli içli katıla katıla ağladın. Zaten öğrenci servisi, beni istemiyorlar "bir de bebek çıktı başımıza" demişlerdir kesin...

Neyse bir süre sonra emzik ve köpeğin ile bana sarıldın ve sakinleştin ama asla başını gömdüğün yerden çıkartmadın.

Okula geldiiiiik! Değmeyin mutluluğuma der gibi koridorda koşturmaya başladın. Önce arkadaşım Burcu'nun sınıfına daldın, çok sevdin orayı hemen top ile goool yapmaya başladın. Sonra Nurcan'ın sınıfına gittik. Seni çok çok öptü Nurcan ..Sonra benim sınıfıma gittik. Öğrencilerim hep seni okula ne zaman getireceğim sorardı bana..Onlara da sürpriz oldu, çok sevindiler. Peşinden hiç ayrılmadılar. Sen de bayıldın bu duruma. Sınıftaki araçlarla oyuncaklarla oynadın. Tam senlikti ortam, biz ders yaparken sen etrafta ilgini çeken şeylerle ilgilendin. Tahtaya yazı yazdın, abaküsle oynadın. Okul çantalarına bayıldın, çek çekli olanlara..Sürekli bir yerden bir yere taşıdın onları...Ne zaman ders ingilizce oldu, biz sınıftan çıkıp öğretmenler odasına gittik, o zaman başladın mızmızlanmaya..Çocuk ve gürültü olmalı der gibi..Tenefüs oldu yine neşelendin..Bahçedeki oyuncaklarla oynadın, salıncakta sallandın ama çok sıcaktı bugün fazla durmadık içeri girdik.

Dönüşte serviste yine minik bir kriz yaşadık. Her gün klima açılır serviste bugün istenmedi. Sen de terden mahvoldun. Biner binmez uyumuştun aslında..Eee 6'dan 13.30'a kadar bol ekşınlı bir gündü..Ama sıcak ve ter seni rahatsız etti. Bir uyandın yine ağladın. Neyse hemen sustun..Eve geldik, yatağına yattın ve rahatladın...

Ben 5 yaşında okul diye tutturmuşum. 6'da okula başlamışım. Sen de bana çekersin inşallah. Okulu çok seven başarılı sevilen bir öğrenci olmanı çok isterim canım oğlum...