RSS

9 Ağustos: Değişim Zamanı


9 Ağustos hayatımız için çok önemli bir tarih. Çünkü sen okullu oldun. Sadece okula başlama tarihi değil aslında bu tarih. Değişimin ve farklılığın tarihi.

14 Nisan 2008'den beri sana bakan, seni büyüten babaannen ve deden artık Yağmur'un yanında olup onu büyütecekler, zaten senin de kreş yaşın gelmişti. Bir an önce okullu olmanı, sosyalleşmeni, yeni şeyler öğrenmeni hevesle bekledik. Ve artık maraton başladı.

İlk 3 gün neşe ile gittin. İlk gün 2 saat, ikinci gün 2,5 saat, 3. gün 3 saat zaman geçirdin okulda. Üstelik Elif ile aynı okuldasın. Perşembe günü beni bırakmadın ve yakama yapışıp ağladın. Ne kadar üzüldüğümü ve şaşırdığımı anlatamam. Cuma günü okul yolunu anlar anlamaz ağlamaya başladın ve yine çok zor girdin içeriye.

O gece de ateşlendin zaten. Ertesi gün çocuk doktorumuz Necati Bey'e gittik. Basit bir soğuk algınlığı olduğunu söyledi ve bu durumda kullandığımız şurup ile burun için okyanus suyu verdi.

Hafta sonu evde bakıma aldım seni ama 2 kez kustun. Öksürüğün seni rahatsız ediyordu çünkü.
Pazartesi günü öğlen uykunu da orada uyumaya başladın. Daha iyiydin ama burnun hala akıyordu. Salı da ağladın ama çarşamba günü bana çok güzel el salladın ve beni uğurladın. Perşembe cuma yine kabustu. Zaten cuma günü gözlerinde çapaklanma ve şişlik, kızarıklık başladı, akşam da tekrar ateşlendin. Cuma seni öğlen alıdk ve hemen doktorumuza gittik. Kulak ve booğazlar temiz, akıntı öksürük yapıyor dedi, 1-2 güne geçer dedi.Gözlerin için damla ve merhem verdi

Pazartesi günü yani 23 Ağustos'ta ben işe başladım, neyse ki baban 1 hafta daha evde. İyi olmadığın için okula göndermedik seni. Bir kez daha ateşin yükselince bu kez KBB bölümüne götürdü baban seni.. Orta kulakta kızarıklık görüldü, çok şükür 1. evrede yakaladık durumu. Hemen antibiyotik başladık. Evde 3 gün dinlenip enerji topladıktan sonra bugün yani perşembe günü okula gittin. Azıcık ağlamanın ardından öğlene kadar beni 1 kez sorman ve oyunlara neşe ile katıldığını duymak beni çok sevindirdi.

Okulu çok seven ve 5 yaşında okula başlayamadığı için ağlayan bir anneden ve okuldan kaçan bir babadan nasıl bir çocuk çıkacak merakla bekliyorum :)

Çeşme'deyik. 2-6 Ağustos

Uzun uzun yazamayacağım. Ama bu yılki 2. tatilimiz de harika geçti. Pelin Yağmur ve Bülent ile gittik ÇEşme'ye. Bol bol gezdik, bol bol yüzdük. Bunun sonucun da ne oldu peki?
Şu oldu: :)
En kısa zamanda ellerinin ve ayaklarının suda kalmaktan buruştuğu anlarda çektiğim kareleri eklemek istiyorum. Bir de güzeller güzeli tombik kızımız Yağmur'un fotolarını tabii :))

Bulut'la Hasret Giderdin!


Geçen hafta pazar günü uzunnnnnn zamandır planlamaya çalıştığımız buluşmamız gerçekleşti. Biz mi gidelim, siz mi gelirsiniz derken Hande Teyzenler bize geldi. Daha doğrusu serin olur diyerek Sapanca civarına gidelim dedik. Ama ne gezer, nem oranının en yüksek olduğu 1 Ağustos'ta Lale Otel bile yanıyordu.

Neyse çok özlemişim Hande'yi. Hele Bulut'u :) O kadar yakışıklı o kadar karizmatik bir velet ki bakınca bir daha bakası geliyor insanın:)

KAhvaltı süresince çok iyiydiniz. Mekan değiştirme kararımızla sen gerildin. Bir de Bulut'un çek çekli çantasını isteyince sen, orda krize girdin. Çok da uykusuzdun iyice bunaldın. Öğle yemeğinden sonra bize geldik. Seninle pasta yapmıştık. (Bulut'a pasta yapalım diye gecenin 12'sinde uyanıp pastayı süsleyince uyuman 2'yi buldu. Bu da pazar gününü gergin geçirmene sebep oldu. )

Makinam yine bozuldu, bu nedenle fotoları indiremedim. Hande'nin çektiği müthiş fotoyu koyabiliyorum sadece. Bu da yeter tek başına bence:)

7 Yıl Önceydi...

Evet bugün bizim evlilik yıldönümümüz. Sen doğduğundan beri seni sadece 2 kez babaannene bırakıp dışarı çıkmıştık. Birinde düğüne gitmiştik, diğerinde Pelin Yengen ve Bülent Amcan ile yemeğe çıkmıştık. Bu akşam 3. başbaşa kalışımızda 2,5 yıldır çok özlediğimiz sinema keyfi yaptık babanla.

Yedi yıldır acı tatlı çooook güzel günlerimiz oldu. Sevgimizi hiç birşey yıpratamadı. En güzeli de senin gibi güzel bir evlat verdi bu evlilik bize. Seni huzurla sağlıkla büyütebilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Nice güzel yıllara, seninle, huzurla...

21-22 Temmuz; Tuna Ankara'yı Fethetti

En son sen karnımdayken, 5 aylık hamileyken gitmiştim Ankara'ya Diloşumda kalmıştım. Tokat'a kadar gidip tezimi, Öğretmenlik Sempozyumu'nda sunup Ankara'ya geçmiştim. Onca yolu 5 aylık hamileyken nasıl göze almışım, şaşıyorum şimdi. Odun kadar olan ayaklarıma girmeyen ayakkabı ile yol bir türlü bitmemişti. Ankara'ya Dilek'in evine varır varmaz sen kıpırdamaya başlayınca derin bir oh çekmiştim. Sen iyiyiydin...Gerisi boş!
Çok güzel bir 3 gün geçirmiştik Diloşum ile...
Yıllardır bugünün hayalini kurup yeniden Ankara'da birlikte zaman geçirmeyi sadece hayal ediyordum. Çünkü artık minik bir kuzum vardı...Baktım ki sen artık büyüdün ve bize yolculuklarda sorun çıkarmıyorsun, Dilek Teyzen'in doktor kontrolüne gideceğini duyunca birlikte gitmeye karar verdik.

Salı gecesi Dilek bizde kaldı. ÇArşamba günü sabah 8 otobüsü ile Ankara'ya gitmek üzere yola çıktık. Sabah zor uyandın, çünkü gece bir türlü uyuyamadın, uyuduğunda saat 1!e geliyordu. Sabah 7:30 da uyandırılınca çok zorladın bizi. Ama otobüste çok güzel zaman geçirdin. Filmler ve müzikler ve Diloş sağolsun...Dinlenme tesisi tam sana göreydi. Hemen bir arabaya atladın ve başladın sürmeye :)

AŞTİ'den Beşevler'e giderken kullandığımız Ankaray'a hayran kaldın. Ordan hiç çıkmak istemedin ama çok acıkmıştık. Önce Bahçeli Evler 7. Cadde'de karnımızı doyurduk. Ordan Kızılay'a gidip, Güven Park'ta eğlendik.Güvercinleri kovalamak çok hoşuna gitti. Dilek de bu arada el bileği ile ilgili sonuçlarını hastaneye götürmek için Hacettepe'ye gitti. Aslında biz Tunalı'ya doğru gidip Karum'da buluşacaktık Diloş ile ama sonuçlarda çeşitli kistlerden bahsedildiğini öğrendiğimde arkadaşımın yanında olmalıyım ve doktora da beraber gitmeliyiz diye düşündüm. Diloş doktora giderken bizi taksi ile aldı ve Cinnah'a geçtik.

Doktorun kliniğinde minik bir çocuk köşesi olduğu için çok eğlendin. Ama öğlen uykusu uyuyamadığın için gece de az uyuduğun için gözlerin iyice baygınlaştı. Dönüş yolunda uyumanı dilemekten başka çarem yoktu. Uzun bir süre bekledik. Ben de Diloş da endişeliydi. Ama çıkışta iyi haber aldık. Kİst veya kötü bir durum yoktu. Ama ameliyat edilmesi gereken bir yırtık vardı. Bir süre sonra ameliyat olacak Diloşum:(

Yine de güzel haberler aldığımız için mutluyduk. Doktordan Kuğulu PArk'a geçtik. Buraya bayıldın.




Tuna Kuğulu Parkta
Yükleyen incip. - İnsan, aile ve arkadaş videolarını keşfedin.


Dilek ile kuğuları besledin, bir kendine bir kuğulara :) Eee biz de acıktık tabii...ğrencilik hayatımızın vazgeçilmez mekanı Kebap 49'da nostalji yapmak tarif edilemez duygular yaşattı bana...Beni tanıyanlar bilir Ankara benim için vazgeçilmez bir şehirdir. Ankara'da yaşamayı çok istemiştim ama kısmet İzmit ve İstanbul'daymış :)Yoksa Cücüm ile nasıl tanışacaktım ve sen nasıl dünyaya gelecektin.

Ama Ankara'dan bana kalan en güzel şey de hala devam eden dostluk..Diloşumun dostluğu...İyi ki varsın canım dostum...

Tatil Videolarımız


TunaSuKaydırağında
Yükleyen incip. - Daha fazla komik video için tıkla.


tunasarkısöylüyor
Yükleyen incip. - Diğer komik videolarını izle.

Tatildeyimmmmmmmm...


5-10 Temmuz rüya gibi, aynı zamanda su gibi çabucak geçti. İşte güzel tatilimizden kareler. Seninle dopdolu geçen günlerim nedeni ile ancak düzenleyebildiğim fotolara, zamanım olan bir günde ekleyeceğim yazılar da eşlik edecek. (İnşallah :))


Ve ediyor sonunda:
Geçen yıl uçaKla ilK yolculuğunu yapmıştın. Zor bir yolculuKtu geçen yılKi. Hem benim paniK halim, hem senin basınçtan etKilenmen nedeni ile "bir daha asla ucağa binmem." demiştim ama baban sürpriz yaparaK, nisanda uçaK biletimizi almıştı.

Bir yılda iKimiz de çoK büyümüş olacağız Ki, sorunsuz ve çoK keyifli bir uçuştan sonra, İzmir'e vardıK. AKtarma aracı ile Kısa sürede tesise vardıK.
Tesisi tavsiye edilme oranlarına ve yorumlara göre tercih etmiştiK. Sitedei fotoğraflarından da etilenmişti. Tahminimizin üzerinde çıKtığı için çok mutlu olduK. Hemen deniz-havuz-kum-güneş keyfi için hazırlandık. Çocuklar için ayrı bir bölüm vardı. Kids Cluba, havuz ve oyuncaklar bir yerde toplanmıştı. Bu bölümün üst katında manzarasına aşık olduğum Panaromik havuz vardı. Orada da yüzmekten keyif aldın. Tabi bez derdimiz kalmadığı için her havuza girebildin. Ama en favorisi, akydıraklı şelaleli bu havuzdu. Aqua bölümüne yakın olduğu için gözüne kestirdiğin "Renkli Boruları" da tanıdın ilk gün :)


Bu panaromik havuzda tatilin en başından beri çektirmeyi planladığım fotoğraf, son güne kalınca, son gün de sert esen karayel yüzünden havuza girmeyi reddedince sadece boş havuzu çekebildim. Neyse ki bu güzel havuzda bol bol yüzebildik :)Odalarımızın tam karşısında restoranın yanındaki bu kocaman çim alan da, yemek öncesi ve sonrası Bartu ile zaman geçirmekten en çok keyif aldığınız yer oldu. Sonrasında da mini yürüyüşümüzü yapıp, otele geri dönüyorduk.



İtalyan Restoranında yemek yediğimiz son gece, önce Bartu'yu bulamayan sonra da senin kaybolduğunu sanan garson amca bizi biraz panikletti. Bartu arka bölümde oyun oynuyordu, sen de benimle odaya gelmiştin aslında :)Havuzları kadar yeşil alanı ve çarşaf gibi ılık denizi ile de çok beğendik tesisi..Sık sık makinama atlayıp elimden alan sen, bu tatilde modelim oldun ve seni fotoğralamama izin verdin. Zoraki gülümsemen ise çok komikti :)

Son gün kahvaltı sonrası tesiste yürüyüş yaptık transfer aracını beklerken. Ben de bol bol fotoğraf çektim. Aşağıdaki fotoğraflardan sonuncusu, makinamının denklanşör butonu açılıp içindeki yay fırlamadan önce çekebildiğim son foto oldu. Kahraman baban yayı değil ama açılan kapağı onca yaprak, çiçek böcek arasından buldu. Kapağı taktık ama odaklama yapamıyor canım makinam. Yarın Ankara'ya gidiyoruz seninle, orada iyi bir servis olduğunu duydum ve canım amkinamın düzelmesini umut ediyorum.

Bir tatil de böylece bitti. Tatilden bize kalanlar:

1- Kolluklar yüzmeye alıştın, son günlerde korksan da ben olmadan ve seni tutmadan yüzebildin.
2- Açık büfeden çok etkilendin. Eve döndüğümüzde "Hem pilav hem makarna istiyorum, yemekten sonra da GİDİP(!) pasta alalım" dedin :) Nerdeyse bu pastalar?
3- Bartu ile güzelce oynadın, daha önceki gibi hırçınlıklarınız olmadı.
4- İlk kez büyük kaydıraklardan kaydın, tabi babanla. İlkini çok sevdin. 2. sinden babanın dengesi bozulup sağa sola yalpalayınca sen de korktun. Bakınız--> videolar :)
5- Canım makinamı bozdum tatilin son günü. İyileşecek eminim :)
6-Büyümenin verdiği avantajlar da dezavantajlar da vardı. Geçen yıl aklın ermediği için oraya buraya gidelim diye tutturamazdın. Bir de pusetinde ya da şezlongda uyurdun. Bu yıl onca yorulmaya rağmen gecenin 10'unda "şimdi ne yapıyoruz" diyebilecek kadar enerjiktin :)