RSS

Bir türlü uzatamadık gitti..Saçlar yine gitti...

15 Haziran 2010:
Saçlarını uzun haliyle çok seviyoruz. Ama sıcaklar bastırınca da, ter içinde uyanıp "Çok terledim, üfle anne" deyince de tamam artık kestirebiliriz diye karar alıyoruz.

İşte bu kararımızın sonucu:

10-20 Haziran: BABALAR GÜNÜ

Bu yıl babalar günü tahmin edildiği üzere benim için farklı bir anlam taşıyor. Çok hüzünlüydüm tüm hafta. Özel birşeyler yapasım yoktu, ne eşim ne de kayınpederim için. "Babam artık yok" bilinci ve o günün hüznü ile evde oturmayı ve öğleden sonra mezarlığa gitmeyi plandım. Ama sonra evden çıkmamaya karar verdim. Tunişimle ev keyfi yaptık. Birlikte uyuduk, ben biraz zırladım o uyurken...

Ama babamıza da haksızlık etmedik bir hafta önce kutladık. Seka Park Otel'de güzel bir kahvaltı ve sonrasında sahil keyfi ile güzel bir gün geçirdik. Yeşil ve mavi herkesi olduğu gibi seni de çok mutlu ediyor. Bayıldın ortama tam anlamı ile :)

1-10 Haziran

Beni tanıyanlar ya da aynı kurumda çalışan iş arkadaşlarım bilirler. Bizim okulda karne hazırlığı ve son hafta telaşı fecidir. Bir gün veya bir anınız boş geçmez. Karne hazırlıkları, mezuniyet telaşı, balolar, Ramfest derken karne gününe kadar tabanları şiş, sinirleri en tepesinde, ama yine de yüzünden gülümseme eksik olmayan bir öğretmen grubuyuz biz.

Ben de bu sürede eve geç ve çok yorgun geldim, işlerim de oldu tabi evde. Ama eve gelir gelmez, herşey bir kenara bırakılır benim cephemde. Sadece seninle ilgilenirim. Eeee sen de bu hafta hep geç uyuduğun için 11'den sonra iş yapan ve uykusuz kalan ben, sabahın köründe yollara dökülüp yorgun argın, uykusuz gözlerle kapadım bu sezonu...

Eee anladığınız üzre bu yoğunlukta foto-moto çekemedim. Hatta bir ara aradım ama bulamadım kendisini :)

Fotosuz bir post yerine, eski fotolardan birini seçip koyalım bari..

Soo sorry! :)

19 Mayıs-29 Mayıs Arası: ÇİŞ EĞİTİMİ


19 Mayıs'ta bir başladık, pir başladık çiş eğitimine. O günden sonra sadece 2 kez çiş kaçırdın. Biri koltukta Tamirci Bob'u izlerken, diğeri de oyun oynarken. Çiş olayı 21 mayısta tamamen düzene girdi.

Amaaaa, kakayı klozete yapmak istemediğin için kakanı tuttun ve şimdiye dek olmadığın kadar kötü kabız oldun. Günde 2 kez gayet rahat kaka yapan bir çocuk için 3 gün çok uzundu ve ilerleyen günlerde sıkıntılarımız arttı. Bez bağlamama kararımda geri adım attım ve sadece kaka yaparken çok istediğin bezini bağladım. Böylece bu sorunu da çözdük.

Tabii hatırı sayılır, Tamirci Bob sliplerimizi de eklemeden geçemeyiz, değil mi? İsteyenler varsa, C&A'de 3 tanesi 15 TL'yedir duyrulur.

Sessizliğimizi Bozalım Artık!

40 gündür boşladık blogumuzu...Kendimizi affetireceğiz!
Post fırtınasına hazır olun :)

Anne Çişim Geldiiiiii!

"Geçici bir süre hizmet dışıyız" dedim ama sen beklemediğim bir anda bir atak yaptın ve bu durum postu hak etti:))

Hiç aklımda yokken, yaz tatilimizi beklerken sen tuvalet eğitimine kendi isteğin ile başladın. Aslında tuvalet eğitimi demem bile haksızlık:)) Çünkü sen çişin gelince söylüyorsun, ben de seni tuvalete götürüyorum. İkimiz de inanılmaz rahat ve mutluyuz:) İnanamıyorum!

Olay şöyle gelişti:

Sabah Bartu'lar ile Palladium'a gittik. Sana C&A'dan bol bol çok güzel boxer ve külotlar aldım. Tamirci Bob'lu külodunu çok sevdin. Eve erken geldik. Saat 15:00'tü. Bezin çok doluydu, altını değiştirmek istedim ama her bez değişiminde ben zaten seni kolzete oturtuyordum. Yine bez değişiminden önce oturduk, çişimizi yaptık. İşte olay o andan sonra başladı:))

Sen: "Bez istemiyorum, çıplak kalıcammm"
Ben: "Çiş gelirse her yer ıslanır ve ben çok yorgun olduğum için temizleyemem, yatağın da ıslanırsa gece uyuyamazsın. Eğer külodunu giydirirsem ve sen çişin gelince bana haber verirsen, bezini artık atabiliriz"
Sen: " Tamam atalım, bebekler taksın bezi" dedin ve bezden kurtulduk:))


Bu durum çok hoşuna gitti. Sık sık "Anne çişim geldi" dedin. Koşarak WC'ye gittik. Oyun haline getirerek beni kandırdığını düşündüm ama sen beni yanılttın. Her seferinde çişini yaptın.

Salondaki halıyı ne olur olmaz kaldırdım. Salonun ortasına oturağımızı da koydum. Ne olur olmaz diye. Acil durumlarda yakınlarda bir oturak da olmalı di mi?? :))

Hadi bakalım, umarım devamı gelir. Bildiğim kadarı ile geri dönmememiz gerekiyor.
Sana, bana ve özellikle babaannene başarılar diliyorum!

Geçici Bir Süre Hizmet Dışıyız!

Alerjik nezlem, portfolyo sunumum derken ne fotoğraf makineme ne de bloguna dokunamadım.
Bu arada gezmelerimiz devam etti ve teknolojik boyut için enerji bulamayınca blogumuz böyle boynu bükük kaldı.

Malesef!

Ve...Uzun zamandır yaşlılık ve hastalık nedeni ile tedavi gören büyük dedemiz(Babanın dedesi) 16 Mayıs sabahı aramızdan ayrıldı.

Deden çok üzgün..Baban da...

Ben de benzer haberleri almaya dayanıklı olmadığımı gördüm o sabah.
Babamın ölümünü ve kendi halimi çağrıştırdı dedenin üzgün hali...
Dedenden sonra en çok ben ağladım sanırım...

Allah rahmet eylesin Pamuk Dedecik...