
Parmak boyası ve oyun hamuru etkinliğinden sonra kaydırak, top havuzu ve diğer oyuncaklarla oynadınız.Her yerde Pına öğretmen hep yanındaydı. Hafta içi gittiğin alıştırma turlarında seninle tanışmış ve seni çok sevmiş. Seni hiç yalnız bırakmadı bugün de .

Ardından oyun odası ve son!

Ben o kadar ağlarken seni tutar mıydım orda? Düşündüm bir an. Asla! Hem Mert için hem de sizin için iyi bir tecrübe olmadı o dakikalar.
Üstüne bir de Mert oyun odasında seni ittirdi, ardından da montunu giyerken durduk yere sana vurunca tatsız ayrıldık okuldan.
Eve geldiğinde uykudan önce hep Mert'i anlattın. "Küçük eve girdim, çocuk meni çekti dışarı attı, kapıyı kapattı, men ağladım!"
Neyse, böyle böyle büyüyceksin ama benim içim kaldırmıyor bu gelişmeleri :(
Sessiz sakin olmanı severdim ama nasıl kendini savunur hale geleceksin çok merak ediyorum!
1 yorum:
o çelişkiler bendede var inci hanım..hiçbir zaman saldırgan olsun istemiyoruz ama kendini de korusun dimi..erende ilk zamanlar arkadaş ortamında hep yanıma gelirdi oyuncağımı alıyor bana vuruyor şeklinde. şimdilerde kendini savunuyor en azından bağırıyor:)) buna bile sevinmek bana çok çelişkili geliyor.
Yorum Gönder